Geçmiş Dünya’dan Dijital Dünya’ya: İzmir Liman Kalesi Örneği
3.5 Seyahatnamelerde ve Gravürlerde Liman Kalesi
17. yüzyılın ikinci yarısında Sancak Kalesi’nin inşa edildiğini ve bu tarihten sonra Liman Kalesi’nin öneminin azaldığını yukarda görmüştük. Ama yine de Seyyahların anlatımlarında ve çizilen gravürlerde Liman Kalesi’ne yer vermişlerdir.
Şehre 1681 yılında gelen Hollandalı seyyah Oliferti Dapper Sancak Kalesi’nin neden yapıldığını uzun uzun anlattıktan sonra Liman Kalesi’ne söz getirir.
“Orada kıyı boyunca uzayan bir kale daha bulunuyor, kalenin giriş kapısının hemen üzerinde Roma kilisesinin amblemi yer alıyor; belki de bu kale Cenevizlilerin İzmir’de ve tüm Ege kıyılarına hâkim olduğu zaman yapılmıştır. Şehrin kuzeybatısında, deniz yüzeyinin iki ayak altında, kıyıdan yaklaşık 60 adım uzaklıkta oldukça büyük ve kalın duvarlar kalıntısı göze çapmaktadır; ayrıca burada bir liman taş kalıntıları ve birçok eski depo kalıntısı görülmektedir” (Pınar 1998)
İzmir’e 1678 yılında gelen diğer bir Hollandalı gezgin Cornelis de Bruyn anlatımında Liman Kalesi’nden bahsetmezken 1698 yılında yayımlanan seyahatnamesindeki İzmir’i gravüründe Liman kalesi net olarak yer almıştır. (Wiener 2025)
Görsel 1: Cornelius de Bruyn “İzmir” 1698
1702 yılında İzmir’e gelen Fransız botanikçi, hekim Joseph Pitton de Tournefort Liman Kalesi’nden söz etmezken Kadifekale’yi ve Sancak Kalesi’ni ayrıntılı bir şekilde anlatır. 1707 yılında yayımlanan seyahatnamesinde İzmir şehrine ait denizden bakılan bir gravürde Kadifekale ve Liman Kalesi görünmektedir. (Küçük Öner 2025)
Görsel 2: Joseph de Tournefort 1707 İzmir
18.yüzyılda yapılan İzmir gravürlerinde Liman Kalesi hep yer almıştır. Fakat bu dönemde İzmir’e gelen seyyahların notlarında Liman Kalesiyle ilgili bilgiler çok azdır. 1739 yılında İzmir’e gelen Richard Pococke, 1752 yılında şehre gelen Stephan Schulz, sadece Kadife Kale’yi anlatırken 1765 yılında İzmir’e gelen İngiliz gezgini Chandler, Timur’un limanın ağzını kapatmış olduğunu Paqus eteklerinden gelen çamurun da zaman içinde limanı doldurduğundan söz eder. 1796 yılında İzmir’e gelen İngiliz coğrafyacı yazar James Dallaway şehir tarihinden bahsederken 1402 yılında Timur’un kaleyi fethettiğini anlatmaktadır. (Pınar 1996)
Bu arada 1739 ve 1778 yılında İzmir’de iki büyük deprem yaşanmıştır. Özellikle 1788 depremi yıkıcı sonuçlar doğurmuş, aralarında Hisar Camii’nin de olduğu şehrin büyük yapıları ağır hasarlar görmüştür (Tinal 2011). Bu depremlerden Liman Kalesi’nin de etkilendiği kesindir. Zaten limanın dolmaya başlamasıyla önemini yitirmeye başlayan kale, depremlerle bir darbe daha almıştır.
19.yüzyılla birlikte dünyada ulaşımın kolaylaşması, diplomatik faaliyetlerin artması vb. nedenlerle İzmir’e gelen yabancı sayısının artığını görüyoruz. 1828-1829 yılında İzmir’e gelen İngiliz askeri Frankland, Ceneviz Kalesi olarak bahsettiği Liman Kalesi kalıntılarıyla ilgili şunları anlatır: “Tepeler boyunca ilerlerken körfezin ve bitişik dağların çok güzel manzaralarını gördük. Daha önce sözünü ettiğim Ceneviz Kalesi’nin kalıntılarının bulunduğu yerde bulunan eski kaleyi beslemek amacıyla yapılmış gibi görünen bir Roma su kemerinin kalıntılarının yanında geçtik. Smyrna Körfezi dünyanın en güzel limanlarından biridir; evrenin filoları burada güvenlik içinde demirleyebilir. Mükemmel karayla çevrili, etrafı yüksek ve pitoresk dağlarla çevrilidir. Girişte Türk Kalesinin karşısında, kuzeyde bir sığlık ve bataklığın olduğu yer dışında su derin, demirleme yeri iyidir.” (Wiener 2025)
Fransız arkeolog ve çizer Laborde 1827 yılında Liman Kalesi’nin en net çizimlerinden birini yaptı. Çizimde Hisar Camii ve Liman Kalesi, gittikçe sığlaşan eski limanın girişinde yer almaktadır. (Wiener 2025)
Görsel 3: Leon de Laborde’un 1826 tarihli İzmir manzarası



